30 Ağustos 2012 Perşembe

Henüz evleneli 1.5 ay olmuştu... evlendiğimiz günden beri eşime hemen çocuk istediğimi söyleyip duruyordum.Birgün akşam tam sofrayı toplayıp mutfağa götürmüştüm ki elimdeki tepsi sanki kaydı elimden.Reglim 7 gün gecikmişti ama hamile olabileceğime pek ihtimal vermiyodum ta ki elimden ayağımdan kan çekilmiş gibi hissedene kadar.Eşime hemen eczane bulmamız gerektiğini söyledim o sıradada misafirlerimiz gelecekti acele ediip hemen eczaneye gittik ve 2 tane gebelik testiyle eve geri döndük.O sırada ben testi yapmadan misafirlerimde geldi .Ama ben meraktan çatlamak üzereydim ve hemen lavaboya girip testi yaptım arkadaşımda biliyodu test yaptığımı ve lavabonun önünde beni bekliyodu.Testi yapar yapmaz hemen 2 tane kırmızı çizgi oluştu şaşkın şaşkın teste bakıyordum elimde testle lavabodan çıktım.Arkadaşım hemen teste bakıp Ayşin hamilesin dedi . O an benim için tam bir karmaşaydı. Seviniyomuydum hayır sevinmiyordum peki üzülüyormuydum hayır üzüntüde yoktu.Bir bebek ... hayatımıza girecek olan yeni bi insan  hemde daha yeni evliyken kafamda birsürü soru işaretleri vardı ağlamaya başladım .Hemen eşimin yanına koştum ben hamileyim diyerek ona sarıldım ve daha çok ağlamaya başladım.eşim gayet mutlu bi şekilde oturuyordu ama benim içim sıkılıyodu.Ertesi gün hemen doktora gittik.doktor ultrasonla bakınca kesenin oluştuğunu söyledi.Bize gösterdi elimizede bi tane resim verip bizi evimize yolladı.Karnımda bi canlı vardı ve o benim bebeğimdi.Ama ben ona bakabilecekmiydim.Ben daha kendime bile bakamıyordum ona nasıl bakacaktım hem ben daha kariyer yapacaktım. bu sorularla 2 hafta geçti benim şiddetli kusmalarım başlamıştı ayakta duramıyordum yanımdada kimse yoktu eşim çalışıyodu psikolojim alt üsttü ve ben bu bebeği istemiyordum .Çünkü beni hasta etmişti bütün hayatım değişmişti .Doktora gittik kusmalarımdan dolayı .Doktor tekrar ultrasonla baktı ve o anda güm güm güm diye sesler duymaya başladık noluyo dedim sanki ters giden bişi var gibi geldi bebeği istemediğimi düşünen ben ona bişi olacak diye aklımı kaçırmak üzereydim.Doktor bişi yok buda ufaklığın kalp atışları dedi.Ağlamaya başladım o benim canımdı bebeğimdi nasıl olurda istemezdim ben onu .O anda kendimden çok utandım veee bebeğime söz verdim annesi onu hiç bir zaman bırakmayacaktı. ilk 5 ay şiddetli kusmalarım devam etti ayağa kalkamıyordum sonraki iki ay biraz daha rahatlamıştım hatta ücretli öğretmenliğe başlamıştım.7.aydan sonra erken doğum riskim başladı tekrar yatağa mahkum oldum.Temmuzun 30nda ara ara sancılanıyodum ama bu sancılar farklıydı ve düzenli geliyordu.Korkuyordum çünkü bebeğim çok küçüktü ve daha 1 ay vardı nerdeyse eşim görevdeydi.Hemen onu aradım eve geldi.Ama ben doktorada gitmekten korkuyordum.Eşim beni hastaneye götürdü .Bebek çok küçüktü bu yüzden iğnelerle doğumu durdurdular.3 gün sonra tekrar hastaneye yattım ve bu defa ciğer geliştirici iğne yaptılar artık doğsada bi sıkıntı olmaz dedi doktorumuz.4 gün sonra akşam görümcemle birlikte oturup düğün cd lerime falan baktık tam yatmaya hazırlanırken bi anda kasıklarıma bi bıçak saplandı sanki .O kadar acımıştıki canım nefesim kesildi sandım.Ağrılar devam ediyodu bunlar daha bi değişikti canımı acıtıyodu lavaboya gittim ve çamaşırımda kan olduğunu gördüm.eşim gece görevindeydi.Görümcem hemen eşime gelmesini söyledi bende yan komşunun zilini bastım ağlayarak beni doktora götürmelerini istedim.Merdivenlerden aşağı indim kimseyi beklemiyordum bıraksalar hastaneye koşarak gidecektim.Hastane hemen ön caddemizdeydi 2 dkda hastanedeydik. hemen beni nst ye bağladılar sancılarım tavan yapmıştı o sırada eşim içeri girdi çok şaşırmıştım bu kadar çabuk gelmesine.sabah 8e kadar sancı çektim .O kadar çok canım yanıyoduki heleki doktor gelip çatı muayenesi yaptıkça daha çok canım acıyodu sabah oldu ve başka doktor geldi.Boşuna bekletmişler seni açılman olmaz senin diyerek beni sezeryana hazırlamalarını söyledi.Beni doğumhanede hazırlayıp sedyeye bindirdiler eşime sadece ben gidiyorum dedim .Eşim şaşkın bi halde nereye diyordu.Sezeryana alıyolar beni dedim vedelaşamadan girdim ameliyata . saat 10.03te minik kuzum dünyaya geldi.Beni odaya aldıklarında narkozun etkisi tam olarak geçmemişti.Astımım olduğu için rahat nefes alamıyordum hemen hava vermeye başladılar.Eşimin kucağında minicik bişiler vardı .Kızımmıydı o benim minik kızımmıydı gözlerimi açamıyordum nefesim yetmiyordu ciğerlerim sanki 1 ton ağırlığında göğüs kafesime sığmıyodu .Ama kızımı görmek istiyordum zorla gözlerimi açtım eşim bana gösterdi kızımızı küçücük kıpkırmızı dudaklı kara bi kızım vardı :D artık kızımı görmüştüm ölsemde umrumda değildi .Verdikleri hava sayesinde biraz kendimi toparladım ve kızımı kucağıma aldım Allahım o nasıl bir duyguydu öyle Benim bebeğim kollarımdaydı erken doğum yaptığım için kimsenin haberi yoktu eşim herkesi aramaya başladı .Babam hemen otobüse binip geldi ertesi gün .Babama sarılıp ağladım .Artık bende anneydim ve onların hislerini çok daha iyi anlıyordum.Annem çalıştığı için izin vermemişlerdi.bayrama 15 gün falan vardı annemde o zaman gelecekti.Kızım minik kuzum doğmuştu artık çektiğim sıkıntıların hepsini unutmuştum ve meleğim artık 1 yaşında Rabbim bizleri evlatlarımızla sınava çekmesin tüm kuzularımıza uzun ömürler nasip etsin .BEN ARTIK BİR ANNEYİM....VE ANNEMİ EN İYİ ŞİMDİ ANLIYORUM...SENİ SEVİYORUM GÜZEL KIZIM CANIM BERRAK'IM...

Islak Kek

Malzemeler
2 adet yumurta-oda sıcaklığında
1 su bardağı toz şeker
1 su bardağı sıvıyağ (fındık yağı kullandım)
2 su bardağı süt (1 bardağı üstüne)
4 çorba kaşığı kakao
7-9 çorba kaşığı un
2 paket kabartma tozu
1 paket vanilya

Yapılışı
Yumurtalarla toz şekeri mikserin önce düşük sonra yüksek devrinde 5 dk kadar çırpın.
Sütün 1 bardağını ve sıvıyağı ekleyin, tekrar çırpın.
Unu, vanilyayı ve kakaoyu ekleyin. Un miktarı hamurun akıcılığına göre 7-9 kaşık arasında olabilir. Bende 7 kaşık yeterli geldi. Akışkan bir kek hamuru elde edecek kadar un ekleyin. Malzemeler gözden kaybolana kadar düşük devirde karıştırın.
En son kabartma tozunu ekleyip çok az daha karıştırın.
Hamuru yağlı kağıt serilmiş bir kelepçeli kalıba dökün. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında, yaklaşık yarım saat pişirin. Kürdan testi yaptıktan sonra eğer piştiyse fırından alın.
Fazla beklemeden, pişen kekinizin üstüne 1 su bardağı süt dökün. Ilındıktan sonra kalıbın kelepçesini açın. 1 gece buzdolabında dinlenirse daha iyi oluyor, ama soğuduktan sonra hemen servis yapabilirsiniz.

Tuana'nın Gökkuşağı Pastası


Kullanılan Malzemeler:
3 adet yumurta

1su bardagi toz seker
1su bardagi süt
1su bardagi siviyag
Aldigi kadar un ve 1paket kabartma tozu

Renklendirmek icin:
1limon kabugu rendesi
3-4 tatli kasigi bögürtlenli oralet
3-4 tatli kasigi portakalli oralet
3-4 tatli kasigi kakao
Yesil renkli gida boyasi
Mavi renkli gida boyasi

Yapılışı
Yumurtayla toz seker mikserde birgüzel köpürene kadar cirpilir. Daha sonra süt ve siviyag eklenip cirpilir. En son elenmis unla birlikte kabartma tozu ilave edilip kisa bir süre unu yedirene kadar cirpilir.
6 kaseye esit miktarda harc paylastirilir. Sade olana bir adet limon kabugu rendesi ilave ettik. 2.ye bögürtlenli oralet ilave ettik. 3. ye portakalli oralet ilave ettik. 4. ye kakao ilave ettik. Diger ikisinede gida boyalari ilave etdik ve bir güzel karistirdik.
Yuvarlak kek kalibimizi yagladik ve unladik. Sonrada kizim kendi zevkine göre sirasiyla ortasina kaseleri bosaltmaya basladi teyzeleri :)
 200derece önceden isitilmis firina verdik ve pismesini bekledik.

Süsleme
Kekimiz piserken 1paket kremsantiyi cirptik ve buzdolabina koyduk.Kekimiz cikip soguduktan sonra üzerini kremsantiyle kapladik ve kizim kendi gönlünce üzerini rengarenk süsledi. Ve karsinizda kizimin gökküsagi pastasi emin olun görüntüsü kadar tadida süperdi.
İncitanem Tuana

Hayalet Bezeler

acemi seften aldim bu tarifi ve denedim. Ailecek bayildik hem sekline hem tadina
malzemeler:

3 yumurta akı
1 su bardağı toz şeker
Gözler için damla çikolata
Sıkma poşeti
90 dereceye ısıtılmış fırın.

Hazirlanisi:

1. Yumurta aklarını dikkatlice sarılardan ayıralım, toplu iğne ucu kadar bile karışmamalı. Akları kar haline gelene kadar 7-8 dakika çırpalım. Yumurta akları katılaşıp bembeyaz olunca, bir yandan çırpmaya devam ederken, bir yandan da içine toz şekeri her seferinde 2 çorba kaşığı kadar olacak şekilde ekleyelim. Azar azar eklediğimiz toz şeker eriyinceye çırpıp biraz daha toz şeker ekleyelim. Tüm toz şeker bitene kadar çırpmaya devam edelim. Toz şeker eriyip, hamur çırpmakta zorlanırcasına katılaşınca çırpmayı durdurup, hamuru bir sıkma poşetine dolduralım. Ucunu ya 1 cm çap olacak şekilde keselim ya da en iri yuvarlak ucu takalım.
2. Yağlı kağıt serdiğimiz tepsiye önce küçük bir daire sıkalım, sonra bir kat daha daire çizmeye devam edelim ve ortaya gelip yukarı doğru az daha sıkıp sıkmayı bırakalım. Sıkma poşetini yukarı doğru hafifçe çekelim ki sivri kısımlar oluşsun. Tüm bezeleri yaptıktan sonra damla çikolatalar ile gözleri yapalım. Damla çikolataları içe doğru bastıralım ki pişerken düşmesinler.
3. Önceden ısıttığımız 90 derecedeki fırında yaklaşık bir saat kadar beyaz kalacak şekilde pişirelim. Pişerken kontrol edelim, kızarmasınlar.

AFIYET BAL SEKER OLSUN

İncitanem Tuana

29 Ağustos 2012 Çarşamba

Nefis Pancake


1 su bardagi un
1 su bardagi sut
1 yumurta
2 yemek kasigi sivi yag
1 tatli kasigi seker
Yarim paket kabartma tozu
tuz


Tum malzemeler mikserle cirpilir, yaglanip kizdirilmis tavaya 2 corba kasigi ya da kucuk bir kepce ile karisim konulur, uzerindeki kabarciklar patlayinca ters cevirilip diger tarafi da pisirilir... sut soguk olursa daha iyi olur... Simdiden afiyet olsun... :))

28 Ağustos 2012 Salı

Tahinli Lokmalar

Malzemeler:
1 Yufka
200 -300 Gr Tahin
5-6 y.k. toz şeker
Bolca Dövülmüş Ceviz
Pudra Şekeri


Yapılışı:
Yufka serilip üzerine tahin sürülür. Her yerine tahin yedirildikten sonra toz şeker serpilir. En son ceviz de koyup yufka rulo halinde sarılır. Verev olarak 2 cm kalınlığında yada istediğiniz kalınlıkta kesilir. Sıcak fırına atılıp hafif pembeşleşinceye kadar pişirilir. Sıcakken üzerine pudra şekeri dökülerek servis edliri. afiyet olsun.

16 Ağustos 2012 Perşembe

Minik Mucize

2010 yılı kasım ayıydı…içimde bir burukluk, her gün aynı saatte yapılan iğneler,kullanılan ilaçlar,yine morarmıştı göbeğim iğnelerden…ve inanıyordum ki yine olmayacaktı…eşimle de konuşup anlaşmıştık zaten..benim nasıl hırpalandığımı nasıl acılar çektiğimi iğneleri göbeğime değil de yüreğime vurduğumu, moraran acıyan yerin göbeğim değil de yüreğim olduğunu o da çok iyi biliyordu…
Son denememiz olacaktı…yine olmazsa bebeğimiz artık bebek konusu açılmayacaktı….öyle demiştik demesine de ne kadar zordu bu…çevremde hergün biri hamile olduğunu söylerken, izlediğim dizilerdeki insanlar bile sürekli birer birer hamile kalırken bunu kafamızdan nasıl silecektik orasını hiç bilmiyorum..sadece SON du bu…
Beklenen gün gelmişti..bebeğimin transferi olacaktı az sonra..önceki denemelerin aksine hiç heyecanlı değildim..umut ise hiç hiç yoktu…yatağa yatmış transfer anını beklerken tv açıktı ve ben ona bakıyordum..ama ne izliyordum ne duyuyordum..bedenim oradaydı ama ya ruhum ???transferim gerçekleşti..1 saat yatmam gerekiyor…yarım saati zor tamamlıyorum..hadi gidelim diyorum eşime…bu da olmayacak nasıl olsa…yeni bir başlangıca, yeni bir ben olmaya ihtiyacım var onu da şimdi yapalım..diğerlerinin aksine ağır ağır arabaya binip yavaşça evimize gitmek yerine kahvaltı yapalım diyorum dışarıda…ama yatman gerekiyor bile diyemiyor eşim..koşarcasına çıkıyorum tüp bebek merkezinden …bir daha gelmeyeceğim buraya diyorum içimden…
Bu seferki denememizi hiç kimse bilmiyor..ne ailem ne iş yerindekiler ..Cuma zaten izin aldım..haftasonu yatarsam pazartesi işe gideceğim..eşimle eve geliyoruz dışarıda kahvaltı yapıp…kar var sokaklarda hala da yağıyor ince ince..perdeyi sonuna kadar açıp yağan karı seyrederken uyuya kalıyorum…babam geliyor rüyama..elinde 5 tane uğur böceği,bir kuru ekmek parçası konuşmuyor bana uzatıyor sadece baba seni çok özledim deyip sarılmak istiyorum…ama babam yok uluyor uğur böcekleri uçuyor yerde kuru bir ekmek parçası kalıyor…uyanıyorum…eşim yanımda …konuşmak bile istemiyorum onunla …babam geldi rüyama diyorum ve hıçkırarak ağlıyorum..
11 gün geçiyor ..hiç bir değişiklik yok bende..ne midem bulanıyor ne de göğüslerim şişti..hafif hafifte kanamam var…regl olcam belli..kan vermeye ne gerek var diyorum..olmaz diyor eşim son kez vereceğiz..işe gitmeden kan verip şirkete geliyorum..11 de çıkacak sonuç…bi kaç arkadaşım biliyor durumu ve 11 de açıklanacağını…11 de onlar arayacak..ama maalesef negatif deme zevkini yaşatmak istemiyorum onlara…bahçeye çıkıp bir sigara içiyorum..bu arada yine öncekilerin aksine bu sefer bırakmadım sigarayı..nasıl olsa olmayacak.. tek dostum sigaradan mı vazgeçeyim??
Saat 10.50 ben arıyorum gayet sakince..sonucum vardı 11 de çıkacaktı…kız bakıyor 284 diyor.tebrikler hamilesiniz...
Nasıl yani diyebiliyorum bir süre bekledikten sonra..hamile miyim şimdi? Ama kanamam var…o halde bugün mutlaka doktorumuzu görmelisiniz diyor..ağlıyorum gözümden akan yaşlara hakim olamıyorum..kız çoktan kapatmış ama telefon hala elimde,kulağımda…arkadaşlar geçiyor önümden ağladığımı görüyorlar…bişey diyemiyorlar onlar da gene olmadı sanarak..boğazımda bir yumruk ağzımdan çıkmıyor ki kelimeler konuşayım…oldu diyorum bir süre sonra..bu sefer oldu..ve daha da çok ağlamaya başlıyorum..eşim arıyor bu sırada..eee saat 11 oldu ya…ağladığım için meşgule alıyorum..tekrar arıyor..bunu ona da söylemeliyim..duymalı baba olacağını..açıyorum telefonu ama ağlamaktan konuşamıyorum ki…eşimin morali bozuluyor olmadı sanarak ..sonra hamileyim Gökhan diyorum..duruyor bişey diyemiyor biliyorum ki o da karşımda ağlıyor..ben çalışamam artık gel beni al akşama da doktora gideriz diyorum.
Doktor kanamam için rapor veriyor..yatacaksın kalkamayacaksın diyor…gün aşırı kan vererek takip edeceğiz..düzenli ikiye katlaması lazım..embriyoyu kaybederiz yoksa dedi..bebeğime embriyo demişti ve kaybetmekten bahsediyordu…yok yok bu sefer onsuz olmak istemiyordum..
3 ay kanamam devam etti ..3 ay yüreği ağzımda geçirdim zamanı ..hep yattım…sürekli ilaç kullandım..bu arada yemek yiyemiyor sürekli kusuyordum…olsun razıydım bebeğim orda dursun yeterki…bu arada kızım olacakmış…10 haftalıkken söyledi doktorumuz …önce her hafta sonra 15 günde bir sürekli doktordaydık..doktor bize ultrason görüntülerini veriyor..eve gelip onu bir dosya kağıdına zımbalayıp altına o gün doktorun söylediklerini yazıyorum..güzel bir albümü oldu kızımın doğum öncesine ait…
16. haftadan sonra mide bulantılarım da geçiyor…artık rahatım desem de ancak doğum sonunda geçecek olan ve o günlerde bu geçmeyecek asla dediğim mide yanmalarım devam ediyor…Balık yiyemiyorum,ceviz yiyemiyorum vitamin ya da kan hapı yutamıyorum…üzülüyorum bebeğim beslenemiyor gelişemeyecek diye…zorluyorum kendimi ama olmuyor…
Bebeğim 28 haftalık oldu hafif bir sancı var tarif edemediğim…doktorumu arıyorum tatildeymiş ama hastaneye git bi baksınlar diyor..ne kadar pimpirikli olduğumu o da artık öğrendi…hiç acelem yok iş çıkışını bekliyorum eşimle hastaneye gidiyoruz..NST ile o an tanışıyorum…bebek geliyor açılma var sancın var diyor…şok oluyorum..daha küçücük geçen hafta 1.300 gramdı..doğarsa yaşaması mucize..ağlıyorum gene ve gözyaşlarıyla hastaneye yatıyorum…ciğer geliştirici iğneler,nidilat denen ve zaten düşük olan tansiyonumu iyice düşüren bir hap…hapı içince kendime gelemiyorum..4 gün yatıyorum hastanede..çıkınca yine rapor yine evdeyim…bu arada hiçbişeyim hazır değil ya doğum olsaydı napardım deyip yavaştan aldıklarımı yıkamaya ütülemeye başlıyorum…10 gün raporluyum ve 10 günde odamızdan hastane çantamıza kadar
her şey hazır…ciğer geliştirici iğnemiz de tamam doğsa da yaşayacak bebeğim korkmuyorum ama çok küçük hala biraz daha büyümeli..
Rapor bitiyor doktor artık çalışma diyor..yine rapor vereyim sonra da doğum iznine ayrıl diyor…ama bebeğim doğduktan sonra bana daha çok ihtiyacı var deyip direniyorum…sabahları eşim bırakıyor işe akşamları şirket şoförü eve bırakıyor..sadece varlığımla işyerindeyim..arkadaşlarım kendimi yormama izin vermiyor…
Bebeğim 14 Ağustosta dünyaya gelecek.sezeryan olacağı için erken doğacağından doktorla anlaşıp 2 ağustosa gün alıyoruz..çünkü o gün eşimin de doğum günü…kızımı o gün doğurarak eşime hediye etmek istiyorum..ama doktor artık sadece yat diyor..hana çok sıcak sabaha kadar uyuyamıyorum zaten..11 temmuz 2011 pazartesi itibariyle izne ayrılıyorum…doktora yine haftada bir gitmeye başladık..her kontrolde NST ye bağlanıyorum..
16 temmuz 2011 cumartesi…gün boyu kasıklarım ağrıdı…bebeğim hiç kımıldamadı, sıcakkk…ne yapsam huzursuzum…gece 2 oldu hala ağrım var..artık yatayım dedim..saat sabaha karşı 4 olmuş nasıl bir ağrıyla uyandım anlatamam…ayaklarımı üşüttüm sanırım deyip sıcak su torbası hazırladım…kabızım sanki ya da gaz sancısı olmalı bu…4-6 arası ayağımın altında sıcak su torbasıyla klozette oturdum…baktım geçmiyor hala sancım eşimi uyandırıyorum.günlerden Pazar 17 temmuz 2011 saat sabahın 6 sı…git bir eczane bul ..internette okumuştum dubalac diye bir ilaç var onu içersem iyi gelir diyorum..eşim eczaneye gidiyor…bu arada doğum aklımın ucundan bile geçmiyor…derken bir kanamam oluyor…o an nasıl yani deyip doktoru arıyorum…böyle böyle bir ağrım var dünden beri ve bebeği hiç hissetmedim üstelikte şimdi kanamam oldu diyorum…doktorum doğum başlıyor olabilir çantanı al gel hastaneye bir kontrol edeyim diyor..
Olamazzz hazır değilim!!!hemen duşa giriyorum duştayken eşim arıyor eczacı -doktoruna sormadan bu ilacı veremem diyor-diyor ben de boşver eve gel diyorum..ama doktorumla konuştuklarımı söylemiyorum…sıcacık bir banyo yapıyorum saçlarımı falan kurutuyorum eşim anca geliyor..pastaneye uğramış sıcacık simitler pogaçalar almış…canım çekiyor ama ya doğum yaparsam deyip dokunmuyorum bile…beni giyinmiş hazır bir şekilde görünce noldu diyor..doktoru aradım bizi bekliyor diyorum..hadi çıkalım o zaman dediğinde yalnız şu bavulu da alman lazım diyorum içimde garip bir mutlulukla…eşim şok içinde niye diyor..belki kızımız gelecek kontrole bağlı diyorum..ikimiz de arabaya binip hastaneye gidiyoruz…yollar bomboş …hastaneye yaklaşırken kimseye haber vermediğimiz aklımıza geliyor…annemi ablamı ve kayınvalideyi arıyoruz…belki doğum olacak dediğimde kimse inanamıyor…
Hastane bahçesine arabayı acilin önüne park ettiğimizde kapıda doktorumu görüyorum..bizi bekliyor…seviyorum bu adamı bak kapılarda beklemiş bizi diyorum eşime…arabadan inmemle bir şey oluyor..altıma işiyorum galiba ama
durduramıyorum…doktor suyun geldi deyip beni hemen sedyeye yatırtıp odaya çıkarıyor…hemen yine NST ye bağlanıyorum..Doktorum şok içinde 28.haftada erken doğum riskiyle yattığımda 33-35 falan çıkıyordu sancı..bu sefer 80…sen nasıl duruyorsun bağırmadan diyor…benden şaka gibi bir laf çıkıyor…ama bu doğum sancısı olamaz filmlerde böyle değildi diyorum..doktor da eşim de gülüyor…
Epidural iğnemi oluyorum..beklerken abim ve yengem geliyor…ohh eşim artık yalnız değil diye seviniyorum..çünkü o kadar şapşallaştı ki kendimden çok onu düşünüyorum…
Vee beklenen an geldi…sedye ile asansöre bindirilirken eşim elimi tutuyor..korkma diyor…korkmuyorum kii kızım gelecek çok mutluyum ben…ameliyathaneye iniyorum… iner inmez herkes bir geveze, bir meraklı sürekli bişeyler soruyorlar konuşturuyorlar…doğuma odaklanmam lazım diyorum içimden ama susmuyorlarki…ne ara kestiler anlamadım bir den göğüs kafesime bastırdıklarını hissettim.o an beni oyaladıklarını çoktan başladıklarını anladım…başımda anestezi uzmanı..bu onunla beraber girdiğim 3. Ameliyat o da beni tanıyor artık…göğüs kafesine bastırdıklarında ahhh diyorum …anestezi uzmanı korkma geçecek bitti diyor…ama istersen seni bayıltayım…yok yok olmaz kızımı göreyim sonra diyorum…saat tam 10.00 diyor ve bir ağlama sesi…anında ben de ağlamaya başlıyorum..minik buruşuk bir surat…
sonrasında uyandığımda odamdayım…kızım, minik mucizem yanı başımdaydı…şükürler ediyordum Allahıma…doktor geldi yanımıza nerdeyse bebeği kaybediyormuşuz diye anlatmaya başladı..kızım 1 gün önce doğum kanalına girmiş fakat yan girmiş ve kafası sıkışmış biraz daha öyle kalsa kaybedecekmişiz..kafasının bir tarafı mosmordu…ne yağardım kaybetseydim onu diye yine ağlamaya başladım..
ilk gün sütüm hiç olmadı…göğsümün ucu olmadığı için tutamıyordu da zaten…o gün kaka yapması gerekiyormuş normalde ama yapmadı..göğsümü sıkınca 1 damla süt geliyordu ..onu gördüler ya sütün var onun midesi ne ki doyar dediler..sevgili kayınvalidem de mama yerse alışır seni emmez dedi ve mama verdirtmedi..sonuç …2.günde açlıktan sarılık değerimiz 15 olmuş..yani fototerapi alacak dediler…o neymiş derken alet odaya geldi kızımda bez kalacak şekilde soydular ve altına yatırdılar…yine sevgili kayınvalidem çorap giydirip üstünü örttü üşür diye hemşire geldikçe kızıp açtı ama bir türlü laf anlatamadık…ertesi gün o minicik bedeninden kan alınırken hiç hali yoktu kızımın…sonuçlar geldi sarılık azalmadığı gibi ilerlemişti…yine fototerapi lazım dediler..bu sefer pediatri bölümüne yatırdılar…sen istersen çık hastaneden ben kalırım bebekle dedi ablam ama yok dedim bırakamam…zaten sadece emzirmek için alıyordum kucağıma..o gece de pediatri de yattık kızımla…artık eve çıkmak kızımla beraber evde olmak istiyordum.yine kan alındı yine sonuç geldi çıkabilirsiniz hastaneden ama yarın kan vermeye gelin yine dediler..sevinerek çıktık hastaneden..minik mucizem ve ben sonunda evimizdeydik…
ertesi gün kan verip eve geldik..hastaneden aradılar birkaç saat sonra…sarılık değeri çok yüksek fototerapi almalı diye..yine çok mutsuz olmuştum ama napayım yeterki kızım iyi olsun diye eşyalarımızı hazırladık ve hastaneye geldik..kızımı yenidoğan ünitesine yatıracaklarını pediatri bölümünde yer olmadığını söylediler..ve kızımı kucağımdan alıp gittiler…nasıl ağladım yine anlatamam 5 günde nasıl bağlanmışım kızıma bırakmak öyle zor geldi ki..ama mecbur bıraktık..sabah 11-12 arası ve akşam 19-20 arası görebilirsiniz dediler…aynı günün akşamı saat 19.00 olmadan hastanedeydik..sağdığım sütleri de götürdüm 1 saat kızımla olacaktım ama o da ne…yenidoğan ünitesinin kapısında 5-6 aile daha vardı…oysa o 1 saat hepimiz içinmiş..herkes teker teker girip 5 dk.içerde kalıp çıkıyordu..birkez daha hayal kırıklığı yaşadım…kızıma baktım baktım ve geldim…sürekli süt sağıp hastaneye gönderiyordum…ertesi gün akşam yeniden kan alıp çıkıp çıkmamasına karar vereceklerdi..dualar ediyordum kızım bizimle eve dönsün diye…nihayet doktor çıkabilirsiniz dedi ve minik mucizem kucağımda ayrıldık hastaneden..sezaryen dikişlerim ev ve hastane arasında mekik dokurken iyileşti..hiç yatmadım ve kimseye de bırakmadım kızımı…ben emzirdim ben yatırdım ..altını ben değiştirdim…
bugün artık 13 aylık oldu kendisi…minik mucizem büyüdü…Allahıma binlerce şükürler olsun ki onu bize verdi…iyi ki varsın bebeğim…iyi ki doğurmuşum seni..iyi ki sımsıkı tutunmuşsun hayata…seni çok seviyorum…. 

devin79